Mehmet Akif'in İstiklâl marşında “İstiklâl” kelimesi bulunduğu için, bazı muhalifler, “bağımsızlık” kelimesine itiraz etti, Ankaralı bir muharrir ise diyor ki:
– Bu kelime ile en güç bazı terimleri karşılayabilmişizdir: Dépendance = bağımlılık, Indépendance = bağımsızlık, Interdépendance = bağımlaşma. Biliyor musunuz, “interdépendance'a” daha evvel ne diyorduk: Mütetabiat-i mültekabile.
İstiklâl marşı hakkında da:
– O marşta daha ne kelimeler, hattâ ne fikirler var ki dilimizden de, kafamızdan da çıkarıp attık. Doğrusunu isterseniz İstiklâl marşını bir tarihî hâtıra sayıp tek ve birlikte söylemeğe, heyecanlanmağa ve coşmağa daha elverişli bir milli marş bulmak da lâzım.
Güftesi bestesine rahatça sığmayan, müzik istidadı olmıyanlarca bir türlü ezberlenip söylenemiyen İstiklal marşının tarih yadigârı kalması, onun yerine yeni bir millî marş yapılması fikrine biz de iştirâk ederiz.
Akşam, 5 Aralık 1945, s.1
Şimdi de, "Millî Eğitim Bakanlığı Güzel San'atlar Komitesi"nin yeni bir değiştirme teklifi çıktı ortaya, birkaç gündür münakaşa ediliyor. Bu seferki mucip sebep fikrî değil, teknik! Marş, güç söyleniyormuş... Kelimeler besteye uymuyormuş!.. Teknik bakımdan yapılan bu izah yanlış mıdır, doğru mu? Biz anlamayız, erbabı söylesin.
Türk vatanının sesini, Türk istiklâlinin sesini dünyaya işittirse günaha mı girer?
Birkaç sene evvel, limanımıza Amerika'lılarla dolu büyük bir seyyah vapuru gelmişti. Bu vapurun sabık bir İngiliz Amiralı olan kumandanı, İstanbul'un tanınmış simaları için bir danslı müsamere tertip etmişti.
Beşir Ayvazoğlu - İstiklâl Marşı Tarihi ve Manası
O günlerde Garb Cephesi Kurmay başkanı olan İsmet Bey (Paşa) in Maarif Vekili Dr. Rıza Nur’u ziyaret ettiğini ve Fransızların Marseyyez’ine benzeyen, askeri şevklendirecek
Cihanın yedi ikliminin yetiştirmesi, çeşit çeşit renk renk insanlar, vahşet bahsinde ittifak etmişler, kudurmuş gibi saldırıyorlar, her taraftan gülle, ateş yağdırıyorlar… Fakat bütün bu cehennemî taarruz, “pâk alnının istihkâmına sığınmış kahraman Mehmed’in göğsünde sönüyor.”
SÖYLEYİNİZ BAKALIM?..
İstatistikler 1914-1918 dünya savaşının 23 milyon insana mal olduğunu gösteriyor. Bunun içinde yalnız ölenler yok...
"İstiklâl Marşı"nı kabul eden Türkiye Büyük Millet Meclisi de kültür ve heyecan bakımından aynı yüksek seviyede idi.
Ziya Gökalp, büyük mefkûrelerin, cemiyetlerin buhranlı devirlerinde doğduğunu ve onlara yol gösterdiğini söyler. İstiklâl marşları da böyledir.
İstiklal Marşı'nın yalnız şiiri millîdir, beste bu mazhariyete erişmemiştir.
Namık Kemalle başlıyan, Tevfik Fikretle devam eden vatan şiiri, dün, Mehmed Akifle beraber toprağa girmiş sayılabilir.


