Değişmiyen Şeyler
Terakki ve tekâmül bir sel gibi hepsinin üstünden aktı geçti. Bu akışın içinde değişmiyen ne kaldı ki?... Sadece senin mantığın.... Hemen İstiklâl marşını gökten inmiş bir âyet gibi nasslaştıran senin taşlaşmış mantığın.
Milletlerin marşları ne zaman değişmemiş? Fransa da imparatorluk devirlerinden Marseyyeze kadar kaç marş değişti? İngilterede, Almanyada söylenen son marşlar, kendilerinden evvel gelen hattâ ilâhi mahiyetinde olan marşlar kilise kapılarından kovulup, milletlerin ruhunu ifade eden marşlar haline gelinciye kadar kaç defa değiştiler.. Abdülhamidin marşı, yerini Milli marşa bırakmadı mı? İstiklâl harbi, İstiklâl marşını doğurmadı mı? Yarının neler doğuracağını ne biliyorsun?
İstiklâl marşının bu milletin ruhunu ifade etmediğini Atatürk müteaddit defalar söylemiş, ve bunu değiştirmediğine teessüf duymuştur. Eğer çok iyi bir marş yazan bir şair çıkmış olsaydı, Atatürk bunu değiştirmiyecek miydi? 1935 senesinde Perapalasta Ticaret mektebinin müsameresine gelen Atatürk, Âkif için gençlerin ihtifal yaptığını haber aldığı zaman gençleri inkılâba muhalefet eden bir şairi büyük adam telâkki ettikleri için paylamıştı. "Büyük adam olsaydı, büyük inkılâpların yapıldığı memlekette oturur, inkılâba karşı cephe almazdı" demişti.
İstiklâl marşının ebediyyen mahfuz kalacağına dair elinde senet mi var? İstiklâl marşı gökten inmiş âyet midir? Milletlerin vatanı, bayrağı da değişmiştir. Rumeli toprakları dün vatan camiası içinde idi, bugün bizim değildir. Vatan ne bir karış toprak, ne de bayraktır. Bayrak da değişir, toprak ta değişir, kültürlerin, milletlerin, hür, müstakil yaşadıkları yer neresi ise, vatan orasıdır. Esir olarak yaşadığın hiçbir toprak vatan değildir. Milletlere, kütlelere hürriyet ve istiklâl içinde yaşamak hakkını veren toprak vatandır. Bu vatanın yaşaması için, icap ederse marşlar değil, kanunlar da, sistemler de, prensipler de, her şey değişir. İstiklal marşını değişmez bir âyet gibi göstermenin kasdi, bunu tenkit ile mukaddesatın tahkir edildiğini anlatmak ise, bu da çırçıplak bir tahkirdir. Buna da ancak sen inanırsın. Bu mantıkla gençliği, kandıramaz, inandıramazssın… Doğduğu günden bugüne kadar her şeyin değiştiğini gören inkılâp gençliği, taşlaşmış hiçbir düstura bağlanmıyacak kadar inkılâpçıdır. "Ebedi ve mutlak" tahaccür etmiş bir mazinin damgasıdır.
Tevfik Fikret–Mehmet Akif kavgası münasebetile-Sebilürreşatçıya Cevap, Sabiha Zekeriya Sertel, İstanbul–Tan Matbaası 1940, s. 33-35
Bizim milli renklerimizi gördükten sonra Mehmet Âkif'in şiirindeki şafak teşbihini onlara da maletmek...
Şerefsiz derler
Dünkü muhterem gazetenizde “Bu ne hürmetsizlik” başlığı altındaki yazınızı çok büyük bir tessürle okudum.
Koca bir milletin ölüm kalım savaşının canlı bir tarihi, bir destanı idi
İstiklal Marşı millete mal olalı kırk yıl oldu. Bu müddet içinde zaman zaman bazı boğuk sesler güftesini tırmalamak istediler. Bestesi ayrı bir sanattı.
Doç. Dr. Kâzım Yetiş - Mehmet Âkif'in Sanat-Edebiyat ve Fikir Dünyasından Çizgiler
Batı, medeniyet diye bizi aldatmış, biz medeniyet diye aldanmışız; aldatan kahpe olmaz da ne olur. Âkif'i medeniyet düşmanı olarak takdim etmek de ayrı bir aldatmaca değil midir?
Millî Marş Değiştirilemez
İstiklal Marşı Şairi Mehmet Akif
Annemin bayrağı
Arife günü hayata gözlerini kapayan anam için, bir mersiye yazarak kendi kederimi ve yasımı sizlere de aşılamağa kalkışacak değilim. Abidin Daverin annesinden değil, bir Türk anasından bahsedeceğim.
İSTİKLÂL MARŞI
Zindeliğin en üstün derecesinde bulunan Türkiyede Türk milletinin maneviyatının mümessili olan marş...
Millet, Türk milleti, başına üşürülen demir, ateş yağmuru içinde usanmadan, ümit kesmeden, geleceğini böyle görüyor, ona böyle inanıyordu.
Londra Konferansı'nda millicilerin prestijini, kredisini kırmak için, millicilere Sevr Antlaşınası'nı asgari değişikliklerle kabul ettirmek için Yunanlılar Büyük Millet Meclisi'nin muntazam ordularına İnönü'nde bir taarruzda daha bulundular.


