
Mehmed Akif'i karlı bir kış günü, 26 Aralık 1936'da sessiz sadasız toprağa vermiştik. Bugün onu, ölümünün 16'ncı yıldönümünde her zamanki gibi hürmetle anıyoruz.
Veliahd Mecit Efendi'nin bir temsilin başında çalınan İstiklâl Marşı'nı ayakta dinlemeğe çağrılması ve ikazla ayağa kaldırılması o günlerin tek konusu olmuş, çeşitli çevrelerde "Veliahd ayağa kaldırılır mı" diye yaygara başlamıştı...
Muhalefet edenlerin başında -bugün Ankara’da Kavaklıdere semtinde adı bir sokağa verilen- Bolu Milletvekili Tunalı Hilmi Bey vardı.
Hasan Basri Çantay - Âkifname; İstiklâl Marşı Nasıl Yazıldı? Nasıl Kabul Edildi? İstiklâl Marşı'na "Red Sadaları"
Nitekim üstâd (Boğaz harbi) ni, (İstiklâl marşı) nı yazdıktan, o mütehassir ve mustarib yıllarının pinti ve insafsız günlerinde yarattığı
Mehmet Akif’in çok sonraları tek dişi kaldığını söyleyeceği “canavar”
Gerek din, gerek ahlâk açısından bu kadar hastalıklı olan Batı uygarlığının, İslâmcıların inkâr etmediği dünyaya üstünlüğü, o halde neyle yorumlanacaktı?
Yeni mücadelelerin yeni marşlarını yazabilecek bir Mehmet Akif olabilmek için onun o yoldaki imanı kadar asil ve derin bir imanı bu yeni yollarda duymak ve beslemek lâzım olduğuna inanıyorum.
"Bu ezanlar ki şahâdetleri dinin temeli"


