Asrın idrakine kulak asmayan insanlarla kazanılan İstiklâl Harbi bir ideolojinin, Cumhuriyet ilan edilmeden doğan İstiklâl Marşı İdeolojisi’nin eseridir. “Bir İdeoloji Olarak İstiklâl Marşı” ifadesi, bizim bütün menfi gelişmelere, olan bitenin üzerimizdeki ifsat edici etkilerine rağmen baştan başlamamızı mümkün kılabilecek bir fikrî zemine işaret eder. İstiklâl Marşı’nı bir ideoloji olarak kavramak tarihin neresinde olduğumuzu bilmeye, tarihin merkezinde kimlerin olduğunu anlamaya götürebilir. Bu ideoloji, bir şahsa değil, bir topluma ait olan fikre işaret etmesi dolayısıyla milletin kaidesi vasfını haizdir .
Genel Başkanımızın konuşma metnini okumak için tıklayınız...
Panelistlerin konuşma metinlerini okumak için tıklayınız...
Marş Kürsüden okunuyor
Ondan sonra – ufak bir müzakereyi müteakip – Maarif Vekili kürsüye çıkarak büyük bir heyecanla İstiklal Marşını okuyor. Marşın her mısraı, her kıt’ası sürekli alkışlarla karşılanıyor. Meclisi büyük bir heyecan kaplıyor. Abdülgafur Efendi dua ediyor, büyük meclis amin han oluyor.


