HİÇBİR ŞAİR İSTİKLÂL MARŞI VE ÇANAKKALE TASVİRİNİN EŞİNİ DEĞİL BİR PARÇA BENZERİNİ YAZAMAMIŞTIR

İpekli Hoca Tahir Efendi’nin oğludur. 1290'da İstanbul’da doğmuş, Baytar Mektebi’nin ilk yetiştirdiği talebenin birincisi olarak çıkmıştır. Mektepten çıktıktan sonra muhtelif vilâyetlerde baytarlıkta bulundu. Meşrutiyetten sonra Baytar Müdüriyet-i Umûmîyesi muavini ve Halkalı Ziraat Mektebi kitabet muallimi oldu. Müdür-i umûmî Abdullah Efendi’nin haksız yere azlinden canı sıkıldı. Memuriyetinden istifa etti. Darülfünûn’a edebiyat muallimi olmuştu. Oradan da çekildi. Sıratı Müstakim ve Sebilürreşat mecmualarının başmuharrirliğiyle meşgul oldu. Arapçadan Müslüman Kadını namıyla bir eser tercüme etti. Fransa Hariciye nazırı Hanoto’nun Müslümanlık aleyhindeki bir nutkuna Mısır müftüsü Şeyh Muhammed Abduh’un verdiği cevabı da Türkçeye çevirdi. Meşrutiyetten sonra yazdığı şiirleri Safahat namıyla ve beş kısım olarak neşretti. Sonra mebus oldu. Daha sonra Mısır’a gitti. Şimdi Kahire Darülfünûnu’nda Türk edebiyatı müderrisi ve kütüphaneler müfettişi imiş. Akif, âlî bir mektepten yetişmiş olmakla beraber, edebî malumatını kendi kendine elde etmiştir. Arapça, Acemce ve Fransızcayı pek güzel bilir. O münasebetle Şark’ı ve Garb’ı iyi tanır. Eski ve yeni şairler arasında hiçbiri aruz veznini onun kadar sühuletle kullanamamıştır. Eda itibariyle fevkalade bir nâzım olan Akif, mü’eddâ itibariyle de son derece hassas, coşkun ve samimi bir şairdir.

Denilebilir ki, senelerden beri memleketin geçirdiği felaketlere hiçbir şair onun kadar cân u yürekten ağlamamıştır. Hatta hiçbir şair, İstiklâl Marşı ile Çanakkale tasvirinin eşini değil, bir parça benzerini yazamamıştır. Süleyman Nazif Bey, şairin edebî mahiyeti hakkında Mehmed Âkif namıyla bir eser yazmıştır.

İsmail Habip, Teceddüd Edebiyatına Dair Muhtıra, Matbaa-i Amire, İstanbul 1340/1924, s. 241-242

İLAHİ’DEN MARŞA

“İstiklal Marşı” sözünü bile ilk defa duyuyordum. Tekkedeki ilahilerden, okuldaki marşa gelmiştim.

BAYRAK, İSTİKLAL MARŞI VE GENÇLİK

Bugün yeryüzünde bağımsızlığını kazanmış ve devlet haline gelebilmiş her milletin bir bayrağı vardır. O halde bayrak hür bir milleti temsil eder. Bayrak ile milli marşı ise çok yakından ilgilidir. Zira bayrağı olan her hür devletin bir de milli marşı vardır. Bu marş ki, o milletin bayrağı göndere çekilirken milli duygularını kükreten ve “İşte hürüm bayrağım göklerde dalgalanıyor” dercesine istiklâlini dünyaya haykıran milli andıdır. 

Mustafa Kara, Bilal Kemikli - Bülbülün Şarkısı

Her söylendiği zaman, bizi milli tarihimizle buluşturan İstiklâl Marşı'yla hafızalara kazınmış olan Mehmed Akif Ersoy'un büyüklüğü elbette tartışmasızdır. Büyük Millet Meclisi'nin

​​​​​​​İstiklal Marşı’nın Meclis’te görüşülmesi sırasında bazı milletvekilleri Akif’in şiirine muhalefet etti. 

Muhalefet edenlerin başında -bugün Ankara’da Kavaklıdere semtinde adı bir sokağa verilen- Bolu Milletvekili Tunalı Hilmi Bey vardı.
 

Eşref Edip - Mehmet Âkif Hayatı, Eserleri ve Yetmiş Muharririn Yazıları

Dergâhta şiir yazarken Üstad Ankaradaki bütün şiirlerini, İstiklâl marşını hep bu dergâhta yazmıştır. Yüzlerce asır Türk Milletile beraber yaşayacak olan

İstiklâl Marşı- Mehmet Akif

Kontrolsüz tek partili istibdad rejiminin terki zamanı gelmiş ve yeni teşekkül eden Demokrat Parti, Büyük Millet Meclisi'nde faaliyete başlamıştı. Demokrasi'ye ve Anayasa'ya aykırı hareketlere ve kanunlara son vermek talepleri belirmekte ve kuvvet kazanmakta idi.

Bu ezanlar -ki şehadetleri dinin temeli-

Gazetenin tarihinin 1940 olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti’nde Ezan-ı Muhammedî’nin  1932’den 1950’ye kadar okutulmadığını düşünürseniz İstiklâl Marşı’nın niçin “parçalanmak suretiyle” sansür edildiğini anlamak zor olmaz.  

İSTİKLÂL MARŞI'NI DEĞİŞTİRMEK İSTEYENLER

İstiklâl Marşı milli marş olarak kabul edildikten sonra hemen her devrede, çeşitli çevreler tarafından değiştirilmek istenmiştir ve halen de istenmektedir. Bazıları “korkma” “şafak” gibi kelimelerin yersiz kullanıldığını “ezan” kelimesinin laiklikle bağdaşmadığını ve "medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” mısraının medeniyet düşmanlığı ifade ettiğini söylerken bazıları da İstiklâl Marşı'nın bütün olarak bizi temsil etmeyeceğini iddia etmektedirler.