“Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl”, ne demek? Çehre neden çatık? Şeklen ve ruhen işgal altında bırakılmış bir İstanbul var. O İstanbul ki kubbe ve minareleri olmadığı zaman şeklini, Türklüğün istiklâlini temsil etmediği zaman da ruhunu fark etmek mümkün değildir. İşgal altında sadece şeklen İstanbul kalakalmıştır. İstanbul halkı işgale direnmek şöyle dursun adalet ve kalkınmayı işgal kuvvetlerinden dilenir haldedir. Gayr-i müslim yerli halk, Müslümanlığını koruyanlara kök söktürüyor. Müslimi, gayr-i müslimiyle İstanbul halkı millî mücadeleye hor bakıyor. Ankara’dakilerde insicam yok, tesanüt yok. Bizim kültürümüzde nazlı demek, iffetli demektir. Şimdiye kadar Türk olarak ne yapabildiysek hilâlin nazını çekmek suretiyle yaptık. O naza katlananlardan biri de benim. “Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl.”
İsmet Özel, Bugünün Birincisi Sensin
Biz İstiklâl Marşı Derneği olarak toplantılarımıza Bayram Tekbiri olarak da bilinen Teşrik Tekbiri ile başlıyoruz, arkasından Salât-ı Ümmiye getiriyoruz. Arkasından da İstiklâl Marşı’nı orijinal bestesiyle söylüyoruz.
İstiklâl Marşı Latin Hurufatıyla Kaleme Alınmadı.
Biz İstiklâl Marşı Derneği’yiz. Nasıl Yazıldıysa Öyle!
Hükümranlığı altında bulunduğumuz medeniyet çerçevesinde erkekler günlük hayatlarını sürdürmekte iken Müslüman kimliklerini dışa vurmak mecburiyeti altında kalmıyorlar.
Şimdi çok pratik bir noktayı işaret edeyim. Biz bugün üç cârî belâ olarak üç hususu, üç kalemi zikrettik; Yeni Anayasa, Başkanlık Sistemi ve Dokunulmazlıkların Kaldırılması.
12 Mart 1921’de İstiklâl Marşı, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından millî marşımız olarak kabul edildi. Daha Sakarya Meydan Muharebesi olmamıştı, bizim istiklâlimizi kazandığımıza dair bir sarahat yoktu.
“İnsan hayra dua ediyormuşcasına şerre de dua eder. Çünkü insan pek acelecidir.”17/11
1 Nisan 2017 (Hıristiyan takvimine göre) Ankara’da İstiklâl Marşı Derneği tarafından “Tek dil olmadan tek millet, tek devlet, tek vatan, tek bayrak olmaz” serlevhalı bir seminer tertip edildi.


