Türk iseniz Hanya’yı hesaba katmadan Konya’ya sahip çıkamayacağınız kafanıza dank etmiştir. Sizin millî varlığınızın en önemli parçası Hanya’nın Konya’dan önce Darü’l İslâm’a duhul eylediği gerçeğidir. Bu parça o parçadır, bu gerçek o gerçektir ki onu bütünden ayrı tutmağa kalkışıp gerçekliğin merkezine yabancı sayarsan diğer bütün parçalar ufalanır, dağılır, kopar ve gerçekliğe dair şeylerin her biri elinde kimseye fayda sağlamayacak halde kalır. Hiç kimse umursadığını belli etmiyor, herkes ekmeğini bu belli etmeyişten çıkardığını zannediyorsa da Allah katında tarih Türk varlığını İslâm davasının aslî unsuru şekline getirdi. Müslüman olduğunu ifade edip de Türk varlığına bigâne kalmak beslenme yolunu İslâm’ı dava olmaktan çıkarma mesleğinden edindiğinin göstergesidir. İslâm dava olmaktan çıkmışsa kozların tamamı gayr-i Müslim siyaset odaklarının eline geçmiş demektir.
İsmet Özel, “Biz Türkler ve Muhasipsiz Muhasebe”, Hanyalı Konya, sayı 2, s. 20
Mali Hegemonya, Para, Faiz, Borçlanma
Şimdi diyoruz ki dünyada mali hegemonya olarak işleyen bir sistem var. Bu sistem bütün insanları kendi emrinde çalıştırıyor. Buna tâbi olmamak için yol tutturmamız gerekiyor.
“O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak
O benimdir, o benim milletimindir ancak”
İstiklâl Marşı diyor ki: “Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.” Demek ki, bir ocağın tüttürülmesi gerekiyor. Yani bizim bu ülkenin hayatiyetine katkıda bulunan insanlar olmaktan başka bir seçeneğimiz yok; bu ülkenin hayatiyetine katkıda bulunmayı kendine dert etmemiş her birey bu ülke aleyhine çalışıyor demektir.
23 Nisan 1920’de Ankara’da Büyük Millet Meclisi açıldığında Antep’e “Bize mebus gönderin!” telgrafı gelir. Antep’in ileri gelenleri toplanıp, “Eğer Ankara’ya biz gidersek ve Ankara İstiklâl Harbi’ni kaybederse İstanbul bizi sürgüne gönderir
Şimdi çok pratik bir noktayı işaret edeyim. Biz bugün üç cârî belâ olarak üç hususu, üç kalemi zikrettik; Yeni Anayasa, Başkanlık Sistemi ve Dokunulmazlıkların Kaldırılması.
Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında, Avrupa ile Orta-Doğu arasında, Türkî Cumhuriyetlerle Avrupa arasında, İslâm dünyasıyla Hıristiyan dünyası arasında köprü olduğunu söylüyorlar.
Biz İstiklâl Marşı Derneği olarak kurulduğumuz günden itibaren şunu söylüyoruz: İslâm’ın içinde hiçbir kötülük yoktur ama İslâm’ın dışında hiçbir iyilik yoktur! “Bunu gâvurlar daha iyi yapıyor” dediğiniz zaman İslâm’ın dışında bir iyilik arıyorsunuz demektir.


