Bugün hâlâ bir devlet devamı bahis konusuysa bu İstiklâl Marşı’nın gösterdiği hedefin yeniden anlaşılmasıyla veyahut gerçek boyutlarıyla anlaşılmasıyla mümkün olacaktır. Onun için İstiklâl Marşı Derneği “son ocak” oluyor. İstiklâl Marşı’nın yeniden anlaşılmaması halinde Türkiye’nin bir daha ülke olarak adının geçmesi ihtimali sıfırlanacaktır. “Korkmayın, Türkiye’ye bir şey olmaz!” diyenlerin hepsi Türkiye’nin haritadan silineceğini gayet iyi bildikleri için halkı atıl tutmaya çalışan insanlardır. O yüzden bizim İstiklâl Marşı’nı anlamamız, İstiklâl Marşı’nın tarihteki yerimizi tanımada nasıl işe yarayacağını keşfetmemiz gerekiyor. Eğer biz bir millet bütünlüğü fikrine yabancı kalırsak... Türkiye öyle bir ülke haline geldi ki insanlar Kanada’ya yerleşmeyi hayatlarının kurtulması olarak düşünüyorlar. Dolayısıyla bu insanların Türkiye’nin haritadan silinip silinmeyeceği konusunda samimi fikirleri olduğunu kabul etmek çok zor. Kendi kurtuluşunu Türkiye dışında arayan bir insanın Türkiye’nin istiklâliyle ilgilendiğini söylemek çocukça bir şeydir.
İsmet Özel, Ne Kaçaklara Ne de Oturaklılara Marş Gerektir, 11 Ocak 2011, Adana
Şimdi, sapık düşünceyi bize geçerli düşünce olarak kazıklamak isteyen insanlar dünya şartlarının neleri bize yaptırdığını gözümüze sokmaya çalışırlar. Türkiye Cumhuriyeti, İstiklâl Marşı yazıldığı ve meclis tarafından kabul edildiği zaman yoktu.
İstiklâl Marşı Safahat’ta Yer Almaz
İstiklâl Marşı bir şekilde ortaya çıktı. Burası İstiklâl Marşı Derneği ama burası Mehmed Akif derneği değil. Ben İstiklâl Marşı Derneği başkanıyım ama burası İsmet Özel derneği de değil.
Nereye mi? Nereden geldiysek oraya.. İnsanın nereden geldiği konusunda sarih bir fikri olmasa da mutlaka bir yerden geldiğini idrak edecek seviyeyi tutturması iyidir.
Biz İstiklâl Marşı Derneği olarak toplantılarımıza Bayram Tekbiri olarak da bilinen Teşrik Tekbiri ile başlıyoruz, arkasından Salât-ı Ümmiye getiriyoruz. Arkasından da İstiklâl Marşı’nı orijinal bestesiyle söylüyoruz.
Dikkatlerin Basra Körfezi’ndeki saldırıya yoğunlaştığı ve yeni gelişmelerin neler doğuracağının merak edildiği şu günlerde laiklikten söz açmanın sırası mı?
İstiklâl Marşı’nın beste yarışması açılmıştır. Yirmi dört beste gelir ve bir karara bağlanmaz, İstiklâl Marşı bir besteye oturtulmaz. 1930’a kadar İstiklâl Marşı yirmi dört farklı besteyle değişik değişik bölgelerde söylenerek gelir.


