"İstiklâl marşının ebediyyen mahfuz kalacağına dair elinde senet mi var?"

Değişmiyen Şeyler

Eşref Edip, bir milletin üç şeyinin değişmiyeceğini söylüyor: Vatanı, bayrağı, istiklâl marşı…
...
 
Şu yakın tarihe bak... Haritaları tanıyor musun? Devrilen taçlarla, tahtlarla beraber değişen devletlerin içtimaî çehresi bin değil, bir asır evvelkine benziyor mu? Haniya, hilâfet nerede? Peçe nerede? Şeriat isterük diyen talebei ulum nerede? Medrese nerede? Padişah nerede?

Terakki ve tekâmül bir sel gibi hepsinin üstünden aktı geçti. Bu akışın içinde değişmiyen ne kaldı ki?... Sadece senin mantığın.... Hemen İstiklâl marşını gökten inmiş bir âyet gibi nasslaştıran senin taşlaşmış mantığın.

Milletlerin marşları ne zaman değişmemiş? Fransa da imparatorluk devirlerinden Marseyyeze kadar kaç marş değişti? İngilterede, Almanyada söylenen son marşlar, kendilerinden evvel gelen hattâ ilâhi mahiyetinde olan marşlar kilise kapılarından kovulup, milletlerin ruhunu ifade eden marşlar haline gelinciye kadar kaç defa değiştiler.. Abdülhamidin marşı, yerini Milli marşa bırakmadı mı? İstiklâl harbi, İstiklâl marşını doğurmadı mı? Yarının neler doğuracağını ne biliyorsun?

 

İstiklâl marşının bu milletin ruhunu ifade etmediğini Atatürk müteaddit defalar söylemiş, ve bunu değiştirmediğine teessüf duymuştur. Eğer çok iyi bir marş yazan bir şair çıkmış olsaydı, Atatürk bunu değiştirmiyecek miydi? 1935 senesinde Perapalasta Ticaret mektebinin müsameresine gelen Atatürk, Âkif için gençlerin ihtifal yaptığını haber aldığı zaman gençleri inkılâba muhalefet eden bir şairi büyük adam telâkki ettikleri için paylamıştı. "Büyük adam olsaydı, büyük inkılâpların yapıldığı memlekette oturur, inkılâba karşı cephe almazdı"  demişti.

İstiklâl marşının ebediyyen mahfuz kalacağına dair elinde senet mi var? İstiklâl marşı gökten inmiş âyet midir? Milletlerin vatanı, bayrağı da değişmiştir. Rumeli toprakları dün vatan camiası içinde idi, bugün bizim değildir. Vatan ne bir karış toprak, ne de bayraktır. Bayrak da değişir, toprak ta değişir, kültürlerin, milletlerin, hür, müstakil yaşadıkları yer neresi ise, vatan orasıdır. Esir olarak yaşadığın hiçbir toprak vatan değildir. Milletlere, kütlelere hürriyet ve istiklâl içinde yaşamak hakkını veren toprak vatandır. Bu vatanın yaşaması için, icap ederse marşlar değil, kanunlar da, sistemler de, prensipler de, her şey değişir. İstiklal marşını değişmez bir âyet gibi göstermenin kasdi, bunu tenkit ile mukaddesatın tahkir edildiğini anlatmak ise, bu da çırçıplak bir tahkirdir. Buna da ancak sen inanırsın. Bu mantıkla gençliği, kandıramaz, inandıramazssın… Doğduğu günden bugüne kadar her şeyin değiştiğini gören inkılâp gençliği, taşlaşmış hiçbir düstura bağlanmıyacak kadar inkılâpçıdır. "Ebedi ve mutlak" tahaccür etmiş bir mazinin damgasıdır. 

Tevfik Fikret–Mehmet Akif  kavgası münasebetile-Sebilürreşatçıya Cevap, Sabiha Zekeriya Sertel, İstanbul–Tan Matbaası 1940, s. 33-35

Cemal Kutay - Necid Çöllerinde Mehmed Âkif

Bunun üzerine annem kardeşlerimle birlikte Kastamonudan Ankaraya geldiler. Artık Ankarada ailece yerleşmiş idik. Mehmet Âkif bu sıralarda İstiklâl marşını yaratmış, bu muvaffakiyeti 500 lira

İstiklal Marşı... O da bir mesele!

Yine Akif. Birkaç hafta oluyor, Mehmet Akif hakkında düşündüklerimi bu sütunda söylemiştim.

"Her yerde İstiklâl Marşı'nı hem söz olarak, hem şarkı olarak tekrarlıyorduk."

Hürriyetin ilanından hemen sonra dünyaya gelmişim... İlk hürriyet çocuklarındanım sizin anlayacağınız.

BAYRAK, İSTİKLAL MARŞI VE GENÇLİK

Bugün yeryüzünde bağımsızlığını kazanmış ve devlet haline gelebilmiş her milletin bir bayrağı vardır. O halde bayrak hür bir milleti temsil eder. Bayrak ile milli marşı ise çok yakından ilgilidir. Zira bayrağı olan her hür devletin bir de milli marşı vardır. Bu marş ki, o milletin bayrağı göndere çekilirken milli duygularını kükreten ve “İşte hürüm bayrağım göklerde dalgalanıyor” dercesine istiklâlini dünyaya haykıran milli andıdır. 

Hafız Asım Şakir: "İstiklal Marşı’na gelince, dedi, işte onu kaldıramazdı."

Hafız Asım Şakir o günleri anlatıyor:

“Âkif Bey hasta yatıyor, ben her gün yanındayım.

AMAN GÜFTEYE DOKUNMAYALIM

Haber aldığımıza göre İstiklâl Marşının bestesini hareketlendirmek için incelemeler ve denemeler yapılıyormuş! Aman, güfteye dokunmayalım, çünkü milli marş değiştirme adeti de başlarsa milli marştan mahrum kalmak ihtimali de vardır.

“İstiklâl Marşı marşların en büyüğüdür; ölümsüzdür..."

Çünkü en büyük hâdisenin yazdırdığı marştır, iman ve azim ordularının bütün dünyaya, bütün kâinata bu iman ve bu azmin, ebedi yankılar bırakan okuyuşudur: 

İSTİKLÂL MARŞI ŞAİRİ MEHMED AKİF HAKKINDA -3-

Akif öldükten sonra onun ufülüne ağlıyan gözlerde yine Akifin pürüzsüz samimiyeti okundu. Akifteki mütevazı, gösterişsiz samimiyet, onun programsız kalkan cenazesinde yine aynen fakat bütün haşmetile tecelli etti. Ardında bıraktığı iz; bir damlacık gözyaşından ve nihayet sönüp tükenen bir enin nefesinden ibaret kalmadı. Sütunlarla matem, sayfalarla medhü sena avazeleri yükseldi ve hâlâ yükseliyor.