KALIN TÜRK kitabının “Güncellenmiş, Günce Elenmiş” yeni baskısı yapıldı. Kitabın ilk haline “Temizinci Baskıcı için Önsöz” dokuz yazı ve uzunca bir "Bitiş Yazısı" ilave edilmiştir.
Kitabının arka kapağında şunlar yazılı...
İşinize gelir veya gelmez; ama hakikat bu: Türk olmakla Türk vatanında olmak tarihin akışı marifetiyle özdeş kılındı. Türk isek düşünce sahamız tarihin ne marifet gösterdiği olmalı. Çünkü tarih sahnesinde başrol oynamadan Türk olmadık. Dilde tarihî kapitalizm tamlaması varsa Türk yüzünden, giderek Türk İstanbul yüzünden var. Nasıl vatanı olmaksızın Türk varlığını teşhis imkânsızsa Türk varlığı serpilmeden vatanın işareti belirmez. Türk varlığına da, Türk vatanına da kefil Türk lisanıdır. Türk toprağı insan ile hangi seviyede olursa olsun konuşma, konuşuş, konuşukluk vasıtasıyla münasebettar kılındı.
(Kalın Türk kitabını TİYO Yayıncılık'tan, dernek şubelerimizden ve kitapçılardan temin edebilirsiniz.)

ALFABE DEĞİL ELİFBA
Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında kurulan Türk Dünyası Ortak Alfabe Komsiyonu’nun "ortak Türk alfabesi" adıyla 34 harfli bir alfabe üzerinde uzlaşmaya vardığı haberini ajanslar duyurdu. Ortak alfabenin müspet bir haber olduğunu veren bütün medya kuruluşları Sovyetler Birliği zamanında Asya'daki bütün o kavimlere Kiril alfabesinin dayatıldığından bahsediyorlar.
TİYO Yayıncılığın on üçüncü kitabı “Küfrün İhsanı Olmaz”ın yeni kapağı ile yeni baskısı yapıldı.
İstiklâl Marşı Derneği Konya Şubesinin neşrettiği HANYALI KONYA mecmuamızın üçüncü sayısı çıktı.
3 Kasım Cumartesi günü İstiklal Marşı Derneği Sakarya Temsilciliği açılışı basın toplantısının ardından ikindi namazını müteakip Fahri Genel Başkanımız Şair İsmet Özel'in "Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir" kitabının neşri münasebetiyle "Niçin Bu Kitap Vitrinde Değil" serlevhalı panel yapılacaktır.
SEVGİLİM HAYAT
Bundan 17 sene evvel İsmet Özel'i davet ettikleri 32. Gün programının sonunda program yapımcısı Rıdvan Akar İsmet Özel'e şöyle diyordu:
KÜNYEDEN KİNAYE
Mehmet Akif hakkında yazılan kitapların hemen hepsinde Cenap Şahabettin’den iktibas edilen şu satırlara denk geliriz:


