1928 Hıristiyan yılında başlayan Türkçeyi Lâtin alfabesi uyarınca yazma hevesi ve mecburiyeti Türk milletini bozuk bir dil ile koyun koyuna yaşamağa mahkûm etti. Artık Türk milletinin okur-yazarları “şecaat arz etmek” tabirine yabancı kalarak yaşamak durumundadır. Mahkûmiyetimiz bozuk bir dille yaşamaktan ibaret değildir. Türkler dilin doğuş yani aruz veznine uyum sürecinde kazandığı organik hususiyetini de feda etme dalgasına kapıldılar. Müslüman olmadan önce Türklerin burunları ve kulakları yok muydu?













