Ancak sancağın ana vatana ilhak edilmesi suretile tatmin edilebilir!
Beyrutta çıkan “Yıldız” isimli Türkçe bir gazetede tesadüf ettiğimiz İskenderun Türklerinin vaziyetini mütalea eden bir yazıyı iki gün evvel dercetmiştik. Son defa haber aldığımıza göre bazı Alevî gençleri İskenderunda Suriye bayrağı çekmek ve bir Alevî merkezi açmak için teşebbüse girişmişlerdir. Fakat Bilân ve İskenderunlulardan 500 kadar Türk genci derhal toplanarak, büyük bir sükûn içerisinde vaziyeti protesto etmişler ve İstiklâl marşı söyliyerek nümayişte bulunmuşlardır. Bunun üzerine Alevî gençleri İskenderunda Suriye bayrağı çekmekten vazgeçmişlerdir.
...
Kurun, 30.04.1936, s. 5
“Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklâl"
Fransız mekteplerinde çocuklara şair Alfred de Vigny'nin Kurdun Ölümü diye meşhur bir şiiri okutulur.
Vatandaşlığın amentüsünü ezberlemiyenler...
Son merasim günlerinden birinde bayrak çekiliyor, muzika istiklâl marşını çalıyordu. Bu marş ve bayrak çekiş karşısında yapılacak şey malûmdur:
İstiklâl Marşı'nın artık devrini geçirmiş olduğu ve bunun millî bir marş mefhumuna cevap veremiyeceğini ileri süren bazı iddialar var. İstiklâl Marşı sizin, maarifin başında bulunduğunuz bir sırada, tarafımızdan Millet Meclisinde okunarak kabul edilmiş bulunuyordu. Bu marşın o zaman nasıl bir hava içinde kabul edildiği, millî mücadelenin ruhuna ne dereceye kadar cevap verdiği, o zamanın heyecanını ne derece terennüm ettiğini anlatmanızı rica ediyorum.
Safahat’ı... bugün baştan sona okumaya kalkışsam afakanlar boğar...
Hele Safahat’ı –şiirden anlamadığımı göstermek için söylemiyorum– bugün baştan sona okumaya kalkışsam afakanlar boğar sanırım.
M. Ertuğrul Düzdağ - Mehmed Akif Hakkında Araştırmalar
Mehmed Âkif Bey, İstiklâl Marşı’nın ifâde ettiği mânâda bir milliyetçiliğe taraftardır. On kıt’alık İstiklâl Marşı’mız, bir milletin bütün fertlerinin, âdeta bir ağızdan, birbirlerine,
Hicran Göze - Mehmet Akif / Hüzünlü Bir Yolculuk; "Başımızdaki adamı kim görse inanırdı." (!)
İşte öğle ezanı da okunuyordu. 1932 senesinden beri devam eden bir mecbûriyetle tabii Türkçe olarak...
Filhakika İstiklâl Savaşı günlerinin ağır havasını teneffüs etmemiş, o kara günlerdeki şartları hiç tanımamış olan bugünkü nesle ve gelecek nesillere, milletin ve vatanın geleceği hakkında sönmez bir ümit ve iman, dönmez bir azim ve cesaret ve gururlu bir itimat telkin etmek istenildiği bir zamanda, sanki muhatabına ortada korkulacak bir şey mevcut olduğunu ve fakat kendisinin farkında olmadığını ihsas etmek istermiş gibi "Korkma" kelimesiyle söze başlamak, psikoloji itibariyle de isabetli olmasa gerektir.


