Fikri kavmiyeti telin ediyor Peygamber
diye bar bar bağıran Akifi milliyetperver bir adam sayıyorlar; sonra da, bütün varlığını insanların hürriyeti, saadeti için sarfeden Fikret’in yüzüne tükürmek cesaretini buluyorlar!
Fikret’e yapılan hücum, milliyetçilik namına, Türkçülük namına değil, Akif’in temsil ettiği ölmüş, fakat birtürlü gömülememiş bir zihniyet namınadır. Fakat ileri düşünenler, Fikret’in kendilerinden olduğunu hiçbir zaman unutmıyorlar.
Fikret, Akif gibi en hassas bir zamanda
Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar
diye haksızlığa, gadre karşı pasif vaziyette kalmamış, bütün suçu mücerret olarak medeniyete yüklemiye kalkmamış.
Zulmün topu var, güllesi var, kal’ası varsa,
Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır;
Göz yumma güneşten ne kadar nuru kararsa
Sönmez ebedî her gecenin gündüzü vardır.
diye daima mert, daima ideâlist, daima hak ve hakikat arıyan bir adam olarak haykırmasını bilmiştir.
Hüsamettin Bozok, Yeni Adam, Mart-Aralık 1939, Sayı: 260, s. 17
Yalnız İstiklâl Marşını yazan Mehmet Akif neticenin şüpheli olduğu bir zamanda...
8 şubat 1919 tarihinde Müttefikin orduları Başkumandanı Ceneral Franchet d’Espérey İstanbul’a gelerek ve at üzerinden...
BÜYÜK DOĞU
Bu şiiri Necip Fazıl Kısakürek bundan tam altı sene evvel yazdı.
O zamanlar (Ulus) gazetesi, Cümhuriyetin 15inci yıl dönümü için bir marş müsabakası açmıştı. Gaye, bütün memleket şairlerinin de iştiraki beklenen bu müsabakada kazanacak olan eseri, Cümhuriyetin 15inci yıl marşı olarak değil, İstiklâl veya Türk millî marşı olarak kabul etmekti, Zira Atatürk, Mehmet Akifin İstiklâl marşını sevmemeğe başlamıştı.
"Milli Marşımıza dil uzatamazsınız!"
Günün düşünceleri...
Günün düşünceleri
Öz anası olanlara :
-Senin anan budur!
diye bir başka kadını;
Babası olanlara :
-Senin öz baban bu adamdır!
diyerek yabancı bir erkeği tanıtmağa uğraşan zavallı, gülünçtür de kendi öz inanı, kendi öz ülküsü, kendi öz rejimi ve kendi reyiyle başa geçmiş şefi bulunan bir millete yabancı bir inan, yad bir ülkü, özge bir rejim sunarak :
"Unutulmayacak ve beni andıracak bir eserim varsa, o da "İstiklâl Marşı"dır."
- Son yazdığı eseri Mısır'da okudum, hayret ettim. Koca Hâmid eserlerinde hâlâ gençliğini yaşıyor.
Mustafa Kara, Bilal Kemikli - Bülbülün Şarkısı
Her söylendiği zaman, bizi milli tarihimizle buluşturan İstiklâl Marşı'yla hafızalara kazınmış olan Mehmed Akif Ersoy'un büyüklüğü elbette tartışmasızdır. Büyük Millet Meclisi'nin
""Şiir bitince tekrar okunmasını" bağırarak teklif etti. Şiir bir daha, bir daha... Tam dört defa okundu ve mebuslar ayakta dinlediler."
Dostlarım dinlemekle yetinmedim, o günlerde Ankara’nın savaş ve siyaset hayatının içine bir de sanat fırtınası düşmüştü. Meclisi, ordusu sağlam kurulan yeni devletimizin


